SDLC (Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü) nedir?

SDLC (Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü) nedir?

174

SDLC (Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü) nedir?

SDLC terimini duydunuz ve bu konu hakkında daha fazla bilgi mi edinmek istiyorsunuz? Önemini, avantajlarını, nasıl çalıştığını ve daha fazlasını mı merak ediyorsunuz? Bu blog yazımızda tüm bu konuları ele aldık.

SDLC Nedir?

Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü (SDLC), yazılım geliştirme ekiplerinin yüksek kaliteli yazılımlar tasarlayıp oluşturmak için kullandığı, zaman ve maliyet açısından verimli bir süreçtir. SDLC'nin amacı, proje risklerini en aza indirirken geleceği planlayarak yazılımın üretim sürecinde ve sonrasında müşteri beklentilerini karşılamasını sağlamaktır. Bu metodoloji, yazılım geliştirme sürecini görevler halinde bölen, bu görevlerin atanmasını, tamamlanmasını ve ölçülmesini mümkün kılan bir dizi adımı tanımlar.

SDLC Neden Önemlidir?

Yazılım geliştirme sürecinin yönetimi, değişen gereksinimler, teknolojik yenilikler ve ekipler arası işbirlikleri nedeniyle zorlu olabilir. Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü (SDLC) metodolojisi, yazılım geliştirme sürecinin her aşamasında ürün teslimatını mümkün kılan sistematik bir yönetim çerçevesi sunar. Bu sayede tüm paydaşlar, yazılım geliştirme hedefleri ve gereksinimleri konusunda önceden anlaşır ve bu hedeflere ulaşmak için bir plan oluşturur.

SDLC'nin bazı avantajları şunlardır:

  • Sürece dahil olan tüm paydaşlar için geliştirme sürecine dair daha fazla görünürlük.

  • Daha doğru tahminler, etkili planlama ve zamanlama.

  • Geliştirilmiş risk yönetimi ve maliyet tahmini.

  • Yazılımın sistematik teslimatı ve daha yüksek müşteri memnuniyeti.

SDLC Nasıl Çalışır?

Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü (SDLC), bir yazılım uygulaması oluşturmak için gerekli olan bir dizi görevi tanımlar. Geliştirme süreci, yazılıma yeni özellikler eklenirken ve hatalar düzeltilirken birden fazla aşamadan geçer.

SDLC süreci, ekiplerin ihtiyaçlarına göre değişiklik gösterebilir. Ancak, aşağıda SDLC'nin yaygın aşamalarını açıklıyoruz:

  • Planlama

    Planlama aşaması, genellikle maliyet-fayda analizi, zamanlama, kaynak tahsisi ve tahmin gibi görevleri içerir. Geliştirme ekibi, müşteriler, iç ve dış uzmanlar ve yöneticiler gibi paydaşlardan gereksinimleri toplar ve bir yazılım gereksinim spesifikasyonu belgesi oluşturur.

    Bu belge, beklentileri belirler ve proje planlamasına yardımcı olan ortak hedefler tanımlar. Ekip, maliyetleri tahmin eder, bir plan oluşturur ve hedeflerine ulaşmak için net bir yol haritası belirler.

  • Tasarım

    Tasarım aşamasında, yazılım mühendisleri gereksinimleri analiz eder ve yazılımı oluşturmak için en iyi çözümleri belirler. Örneğin, mevcut modüllerin entegrasyonu, teknoloji seçimi ve geliştirme araçlarının belirlenmesi gibi konuları ele alırlar. Ayrıca, yeni yazılımın bir kuruluşun mevcut BT altyapısına nasıl entegre edileceğini değerlendirirler.

  • Uygulama (Kodlama)

    Uygulama aşamasında, geliştirme ekibi tasarlanan ürünü kodlar. Gereksinimler detaylı bir şekilde analiz edilerek, günlük görevleri ve daha küçük kod bloklarını oluşturup nihai sonuca ulaşmaya çalışırlar.

  • Test

    Geliştirme ekibi, yazılımın doğru çalıştığını ve hatasız olduğunu doğrulamak için manuel ve otomatik test yöntemlerini uygular. Kalite analizi, yazılımın müşteri gereksinimlerini karşılayıp karşılamadığını ve hatalardan arındırıldığını kontrol etmeyi içerir. Birçok ekip, yazdıkları kodu anında test ettiğinden, test aşaması genellikle uygulama aşamasıyla paralel ilerler.

  • Dağıtım

    Geliştirme ekipleri, yazılımı genellikle kullanıcıların eriştiği versiyondan farklı bir ortamda (geliştirme ortamı) kodlar ve test eder. Kullanıcıların eriştiği yazılım üretim (production) ortamında çalışırken, diğer versiyonlar geliştirme (development) ortamında bulunur.

    Ayrı geliştirme ve üretim ortamlarının olması, ekipler değişiklik veya yükseltmeler üzerinde çalışırken kullanıcıların yazılımı kesintisiz olarak kullanmasını sağlar. Dağıtım aşaması, geliştirme ortamındaki son versiyonun üretim ortamına aktarılması için paketleme, ortam yapılandırması ve kurulum gibi görevleri içerir.

  • Bakım ve Destek

    Bakım aşamasında ekip, yazılım hatalarını düzeltir, müşteri sorunlarını çözer ve yazılımda değişiklikleri yönetir. Bunun yanı sıra, mevcut yazılımı geliştirmek için yeni yollar belirlemek amacıyla sistemin genel performansını, güvenliğini ve kullanıcı deneyimini değerlendirir.

SDLC Modelleri Nelerdir?

Bir Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü (SDLC) modeli, organizasyonların yazılım ürünlerini yapılandırılmış bir şekilde geliştirmesine olanak tanır. Farklı modeller, SDLC aşamalarını optimize etmek için bu aşamaların sırasını ve zamanlamasını farklı şekilde düzenler. İşte bazı popüler SDLC modelleri:

  • Şelale (Waterfall) Modeli

    Şelale modeli, tüm aşamaları sıralı bir şekilde düzenler. Her yeni aşama, bir önceki aşamanın tamamlanmış sonuçlarına dayanır. Kavramsal olarak, bir aşamadan diğerine bir şelale gibi akış gerçekleşir.

    Avantajlar: Şelale modeli, proje yönetimi için disiplin sağlar ve her aşamanın sonunda somut bir çıktı sunar.

    Dezavantajlar: Bir aşama tamamlandığında değişiklik yapmak zordur, çünkü değişiklikler teslim süresini, maliyeti ve yazılımın kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle, küçük ve gereksinimlerin önceden kesin bir şekilde tanımlanabildiği projeler için daha uygundur.

  • Yinelenen (Iterative) Model

    Yinelenen süreçte ekipler, yazılım geliştirmeye küçük bir gereksinim alt kümesiyle başlar ve yazılımı zamanla tekrar tekrar iyileştirir. Her iterasyonun sonunda, yazılımın yeni bir sürümü üretilir.

    Avantajlar: Gereksinimlerin her iterasyon arasında değişebilmesi, risklerin daha kolay tanımlanmasını ve yönetilmesini sağlar.

    Dezavantajlar: Sürekli tekrarlar, kapsam değişikliğine ve kaynakların yetersiz değerlendirilmesine yol açabilir.

  • Spiral Modeli

    Spiral modeli, Yinelenen modelin küçük döngülerini Şelale modelinin doğrusal akışıyla birleştirir ve risk analizine öncelik verir. Her aşamada prototipler oluşturarak yazılımın aşamalı olarak yayımlanmasını ve geliştirilmesini sağlar.

    Avantajlar: Spiral modeli, riskleri erken belirleyip önlemek için mükemmel bir yapı sunar. Yazılımın sürekli geliştirilmesi ve prototiplerle test edilmesi kaliteyi artırır.

    Dezavantajlar: Spiral modeli, daha karmaşık ve maliyetli bir süreç olabilir, bu da küçük projeler için ideal olmadığı anlamına gelir.

  • Çevik (Agile) Model

    Çevik model, SDLC aşamalarını birden fazla geliştirme döngüsüne böler. Ekip, bu döngüleri hızla tekrar eder ve her döngüde yalnızca küçük ve kademeli yazılım değişiklikleri sunar. Sürekli olarak gereksinimleri, planları ve sonuçları değerlendirirler, böylece değişikliklere hızla uyum sağlayabilirler. Çevik model, hem yinelenen (iterative) hem de artımsal (incremental) bir yapıya sahiptir ve bu da onu diğer süreç modellerine göre daha verimli kılar.

    Avantajlar: Hızlı geliştirme döngüleri, ekiplerin karmaşık projelerdeki sorunları büyümeden önce erken aşamada tespit etmesini ve çözmesini sağlar. Müşteriler ve paydaşlar süreç boyunca sürekli olarak geri bildirim sağlayabilir, böylece nihai ürün beklentilere daha uygun hale gelir.

    Dezavantajlar: Müşteri geri bildirimine aşırı bağımlılık, kapsam değişikliğinin artmasına neden olabilir. Sürekli değişim ve belirsizlik, projenin yarıda kalmasına yol açabilir.

Çevik model, özellikle hızlı değişimlere açık ve müşteri geri bildiriminin kritik olduğu projelerde etkili bir çözümdür. Ancak, planlama ve sabit bir yön gerektiren projelerde daha az etkili olabilir.

SDLC Güvenliği Nasıl Ele Alır?

Geleneksel yazılım geliştirme süreçlerinde, güvenlik testleri genellikle Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü’nden (SDLC) ayrı bir süreç olarak ele alınırdı. Güvenlik ekibi, yalnızca yazılım geliştirilip güvenlik açıkları raporlandıktan sonra devreye girerdi. Bu yaklaşım, gizli hataların artmasına ve güvenlik risklerinin büyümesine yol açardı.

Günümüzde, çoğu ekip güvenliğin SDLC’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir. DevSecOps uygulamalarını benimseyerek ve SDLC’nin her aşamasında güvenlik değerlendirmeleri yaparak güvenliği ele alabilirsiniz.

DevSecOps Nedir?

DevSecOps, güvenlik testlerini yazılım geliştirme sürecinin her aşamasına entegre etme pratiğidir. Bu, geliştiriciler, güvenlik uzmanları ve operasyon ekipleri arasındaki iş birliğini teşvik eden araçlar ve süreçleri içerir. Amaç, modern tehditlere karşı dayanıklı yazılımlar oluşturmaktır.

DevSecOps ayrıca şu faaliyetleri SDLC'nin bir parçası haline getirir:

  • Kod İncelemeleri: Güvenlik açıklarını erken tespit etmek için kod analizi.

  • Mimari Analiz: Yazılım tasarımında potansiyel güvenlik açıklarını değerlendirme.

  • Penetrasyon Testleri: Gerçek tehdit senaryolarını simüle ederek yazılımın savunma mekanizmalarını test etme.

Bu yaklaşım, güvenliği bir sonradan düşünce yerine sürecin bir parçası haline getirir ve yazılımın daha güvenilir olmasını sağlar.

SDLC Diğer Yaşam Döngüsü Yönetim Yöntemleriyle Nasıl Karşılaştırılır?

Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü (SDLC) terimi, genellikle teknoloji alanında yenilik ve destek sürecinin tamamını ifade etmek için kullanılır. Aşağıda bu terime benzer diğer kavramları ve SDLC ile karşılaştırmalarını bulabilirsiniz.

Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü (SDLC) ve Sistem Geliştirme Yaşam Döngüsü (Systems Development Lifecycle)

Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü, yalnızca yazılım bileşenlerinin geliştirilmesi ve test edilmesine odaklanır. Öte yandan, sistem geliştirme, yazılımın yanı sıra donanım, insanlar ve bir sistemi oluşturan süreçlerin yönetimini de içeren daha geniş bir süreci kapsar. Bu, organizasyon eğitimi veya değişim yönetimi politikaları gibi yazılım geliştirme kapsamına girmeyen görevleri içerebilir.

Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi (Application Lifecycle Management - ALM)

Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi (ALM), bir yazılım uygulamasının oluşturulması ve kullanımı sürdüğü sürece yönetilmesi sürecidir. ALM; fikir oluşturma, tasarım ve geliştirme, test, üretim, destek ve nihayetinde uygulamanın devre dışı bırakılmasına kadar olan tüm aşamaları kapsayan süreçler, araçlar ve ekiplerden oluşur.

SDLC ve ALM Karşılaştırması

  • SDLC, uygulamanın geliştirme aşamasını daha ayrıntılı bir şekilde ele alır ve ALM'nin bir parçasıdır.

  • ALM, uygulamanın tüm yaşam döngüsünü kapsar ve SDLC'nin ötesine geçer.

  • Bir uygulamanın yaşam döngüsü boyunca, ALM birden fazla SDLC sürecini içerebilir.

Bu karşılaştırmalar, her iki yöntemin de farklı odak noktalarına sahip olduğunu ve birlikte nasıl çalıştığını göstermektedir.

Strecan ve Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü

Bug bounty programları, penetrasyon testleri, danışmanlık ve Strecan kod incelemeleri, kolektif zeka ve birçok siber güvenlik avcısının uzmanlığından faydalanarak yazılım geliştirme yaşam döngünüzde size yardımcı olabilir. Bu süreç, güvenlik, çevik (Agile) yaklaşım, hız ve verimliliğinizi artırarak yazılım geliştirme yolculuğunuzu daha güvenli ve etkin hale getirebilir.

Son Söz:

Ulaşılmaz bir hayal değildir, iş dünyasında büyüme hızının güvenlik yükselişiyle paralel olmasını umut etmek. Böylece işletmeler ve kullanıcılar, daha yüksek güvenlik deneyimleri yaşayabilir.